Niobe
Niobe (Ağlayan Kadın), bir mitoloji kahramanı olup Lydia kralı Tantalos’un kızıdır Manisa’da Yankaya denilen yerde, Tantalos’un kalesi bulunur Niobe’yi temsil eden «Ağlayan Kaya» da Manisa dağında görülür. Bu kayanın bir yüzü daima ıslaktır.
Niobe. Thebai Kralı Amphion ile evlenir Altı erkek, altı kız çocuğu olur, On İki çocuklu Niobe sadece İki çocuğu olan Tanrıça Leto ile alay eder. Leto, çocuklarının çoklu ğuyla öğünen Niobe’den Öcünü almak İçin Artemis ve Apollon isimli çocuklarına, Niobe’nin bütün çocuklarını oklarla teker teker vurdurarak öldürtür. Çocukların babası Amphion canına kıyar. Niobe de, ölen çocuklarının ve kocasının ardından o kadar hiç kırır, o kadar gözyaşı döker ki sonunda gözpınarları kurur, sesi çıkmaz olur. Dağda, evlâtlarının ölüleri arasında kaskatı kesilir. Efsaneye göre Tanrı Zeus, Niobenln acı sini dindirmek için onu taş yapar. Bugün Manisa dağında, Niobe’yİ temsil eden ve bir kadına benzeyen kocaman bir kaya vardır. Söylentiye göre bu kayadan sızan sular, Niobe’nin gözyaşlarıdır.
Daidalos ve İkaros
Yunan mitoloji kahramanları baba-oğul, Üstün bir sanatkâr, mimar ve heykeltıraş olan Daidalos, oğlu İkaros’ü kanatlandırıp Girit Labyrinthos’undan uçurmayı başardı. Fakat İkaros denize düşüp boğuldu.
Daidalos, Girit’te, içine girince biı daha çıkılması mümkün olmayan Ünlü Labyrln-thos’u İnşa etti. Fakat oğlu Ikaros’İa birlikte bunun ilk kurbanı oldu. Baba-oğul, Girit kralı Minos tarafından Labyrinthos’a hapsedildiler. Minos’un karısı Pasiphae onları kurtardı. Daidalos kendisi ve oğlu için omuzlarına balmumu ile tutturulan- kanatlar yaptı ve bunlarla uçtular. Yalnız, Daidalos oğluna, güneşe fazla yaklaşmamasını söyledi. İkaros babasının tembihini unuttu: Güneşe çok yaklaşınca balmumu eridi. Kanatsız kalan İkaros, Sisam adası yakınında denize düşerek boğuldu. Düştüğü denize İkarion denizi denildi. İkaros’tan sonra bir süre daha yaşayan Daidalos’da, oğlu İkaros’un düşüşünü tasvir etmeye iki kere teşebbüs ettiyse de her ikisinde de, acısı buna engel öldü. İkaros’un düşüşü birçok kabartma ve tablolara konu olmuştur.
Odysseus
Ünlü Yunan kahramanı; İthaka adasının efsanevî kralı, M.Ö. XX. yüzyılın sonuna doğru yaşadığı kabul edilir.
Troia savaşından zaferle dönen Odysseus, binbir serüvenle karşılaştı. Homeros’un yazdığı Odysseia destanı, en eski seyahat ve serüven hikâyelerinden biridir. Hikâyenin kahramanı Odysseus, kazandığı Troia savaşı dönüsü, sâdık karısı Penelope’nin kendisini beklediği İthaka adasına varabilmek için on yıl boyunca uğraşacaktır. Odysseusun gezisi, çeşit çeşit tuzaklarla birçok kere engellenir Fırtınaların kurbanı olan Odysseus, çoğu zaman, kendisini düşmanca karşılayan adalara çı» kar ve oralarda kendisini bekleyen tehlikelerden kıl payı kurtulur. Nihayet, bu kadar uzun bir ayrılıktan sonra ithaka kralı, sarayına vardığı zaman, onu sâdece yaşlı köpeği Argus tanıyabilir ve ilk önce bu köpek sevincini belirtir. Odysseus aynı zamanda, Eski Yunan’ın canlı bir portresidir. Odysseia destanı bize, kaybolmuş bir uygarlığı, aslına sadık bir biçimde yansıtır ve onu daha İyi tanımamıza yardım eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.