6 Haziran 2016 Pazartesi

Efes tarihinin oluşmasında Ana Tanrıça’nın da etkisi var!

Küçük Menderes (Kaystros) ırmağının Ege Denizi’ne dökülen körfezinde, Panayır Dağı eteğinde kurulan Efes, Küçük Menderes’in getirdiği alüvyonlar limanı doldurunca dağın güneybatı yönüne, Bülbül Dağı yamaçlarına taşınır. Yazarlar Strabon ve Pausanias, tarihçi Herodot, Efesli şair Callinos gibi antik kaynaklar, Efes’in Amazonlar tarafından kurulduğuna ve yerli halkın Karyalılar ve Leleglerden oluştuğuna işaret ederler.


Efes ören yerinde, Hadrianus Tapmağı girişindeki frizde ise 3000 yıllık kuruluş kehanetinden şu şekilde söz edilir: “Atina Kralı Kodros’un cesur oğlu Androklos, Ege’nin karşı yakasını keşfetmek ister. Önce, Delfi kentindeki Apollon Tapınağının kâhinlerine danışır. Kahinler ona, balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kurulacağını söyler. Androklos bu sözlerin anlamını düşünürken Ege’nin mavi sularına yelken açar. Küçük Menderes ağzındaki körfeze geldiklerinde karaya çıkmaya karar verir. Ateş yakarak tuttukları balıkları pişirirken, çalıların arasından çıkan domuz, balığı kaparak kaçar. Böylece kehanet gerçekleşir ve buraya kent kurulmasına karar verilir.”


Kentin kuruluş tarihi yazılı diğer belgelerden incelendiğinde MÖ 6000’li yıllara, neolitik dönem olarak adlandırılan cilalı taş devrine kadar inilmesi gerekir. Arkeologlar bu bölgede yaptığı araştırmalar sonucunda, Ayasurluk Tepesinde Hititle re ait yerleşim birimleri olduğunu saptamışlardır. Hititlere ait yazılı metinler kentin adının “Apasas” olarak anıldığını gösterir. MÖ 1050’lerde Yunanistan’dan gelen göçmenlerin yaşamaya başladığı liman kenti Efes, MÖ 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından MÖ 300 yıllarında kurulur.


Helenistik ve Roma döneminde en görkemli günlerini yaşayan ve Asya eyaletinin başkenti ilan edilen Efes, en büyük liman kenti olarak 200 bin kişilik nüfusa sahiptir; Bizans döneminde ise tekrar yer değiştirerek ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelir. 1330 yılında Türkler tarafından alman ve Aydmoğullan’mn merkezi olan Ayasuluk, 16’ncı yüzyıldan itibaren giderek küçülmeye başlar. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra da Selçuk adını alır. Efes, antikçağdaki önemini yalnızca büyük bir ticaret merkezi olarak gelişmesine ve başkent oluşuna borçlu değil elbette. Anadolu’da Ana Tanrıça olarak kabul edilen Kibe le’nin geleneğine dayalı Artemis kültünün en büyük tapınağı da Efes’te bulunur.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.